سُورَةُ البلد
Sure Al-Balad
Surenin tamamını dinleyin
Tilavet: Mişari Raşid el-Afasi- 90:1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
La oqsimu bihatha albaladi
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
- 90:2
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Waanta hillun bihatha albaladi
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
- 90:3
وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ
Wawalidin wama walada
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
- 90:4
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
Laqad khalaqna alinsana fee kabadin
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
- 90:5
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ
Ayahsabu an lan yaqdira AAalayhi ahadun
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
- 90:6
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا
Yaqoolu ahlaktu malan lubadan
"Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor.
- 90:7
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Ayahsabu an lam yarahu ahadun
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
- 90:8
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
Alam najAAal lahu AAaynayni
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
- 90:9
وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ
Walisanan washafatayni
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
- 90:10
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Wahadaynahu alnnajdayni
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?
- 90:11
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Fala iqtahama alAAaqabata
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.
- 90:12
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Wama adraka ma alAAaqabatu
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?
- 90:13
فَكُّ رَقَبَةٍ
Fakku raqabatin
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
- 90:14
أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ
Aw itAAamun fee yawmin thee masghabatin
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- 90:15
يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ
Yateeman tha maqrabatin
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- 90:16
أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ
Aw miskeenan tha matrabatin
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- 90:17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
Thumma kana mina allatheena amanoo watawasaw bialssabri watawasaw bialmarhamati
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.
- 90:18
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Olaika ashabu almaymanati
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.
- 90:19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Waallatheena kafaroo biayatina hum ashabu almashamati
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
- 90:20
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ
AAalayhim narun musadatun
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Türkçe meal: Diyanet Isleri (Diyanet İşleri) — Kur'an metni ve meal: Tanzil.net · Audio: EveryAyah.com, QuranicAudio.com
Diğer dillerde okuyun
EnglishالعربيةবাংলাاردوBahasa IndonesiaFrançaisBahasa MelayuفارسیNederlandsHausa